piç olmanın diyalektiği
Modern insanın en derin çelişkilerinden biri, görünürde her şeyin var olduğu bir dünyada kendisini hiçbir şey gibi hissetmesidir. Üretim araçları, bilim ve bilime erişim, teknolojik güç ve tüketim olanakları bağlamında incelersek tarihin hiçbir döneminde bu kadar varlık birikimi yaşanmadı. Yine de hiçliğin duygusu, yani piç olmak, çağımızın en yaygın psikososyal haline dönüştü. Ülkemizdeki antidepresan kullanım oranının en az %71 olduğunu göz önünde bulundurursak piç olmayı bir bireysel ruh hali olarak değil, toplumsal üretim ilişkilerinin, tarihsel yabancılaşmanın ve kapitalist modernitenin ürettiği bir insanlık durumu olarak ele almamız gerekebilir. Piç olmak çoğu zaman bireysel bir tükeniş gibi yaşanır. İnsanın iç dünyasında yankı bulmayan çabalar, sürekli ertelenen anlamlar, toplumsal rollerin boğucu tekrarı gibi unsurlar insan zihninde ağır bir yük oluşturur ve mental yorgunluğa sebebiyet verir. Kapitalist üretim ilişkisinde insan enerjisi ve vizyonu, piyasanın elinde ...