kafa yaşama arayışı sınıfsal çelişkilerin mi ürünüdür



Vladimir Lenin'in alkol, tütün ve diğer bilinç haline etki eden maddelere yaklaşımı, proleteryanın devrimci niteliklerini körelttiği yönündedir. Lenin'e göre bu maddeler, egemen sınıf tarafından proleteryayı teori ve eylem bakımından uyuşturmak, oyalamak için dağıtılır. Psikoaktif maddelerin bu amaçta kullanıldığını kimse reddedemez zaten. Kaldı ki elimizde 'Gazi Mahallesi' gibi somut örnekler de mevcut. Fakat bu maddeleri ve kullanımını salt sınıfsal ilişkilere indirgeyerek yasaklanması gerektiğini savunmak; boykot edip ettirmek doğru mudur? Psikoaktif maddeler sadece sınıflı toplumun acı gerçeklerinden birkaç saatliğine bağımsız olmak için mi kullanılır? Komünist bir devrimci alkol ve marihuana kullanamaz mı? Bu soruları antropolojik araştırmalar bağlamında ele alalım.

Arkeolojik bulgular üzerine insan topluluklarında bilinç değiştirme pratiklerinin kökeni, sınıflı toplumların ortaya çıkışından çok daha eskilere uzanmaktadır. Arkeolojik ve arkeokimyasal veriler, psikoaktif bitkilerin ve fermente içeceklerin kullanımının tarım devriminden ve dolayısıyla artı-ürün temelli toplumsal tabakalaşmadan önce de var olduğunu gösteriyor. Özellikle Elisa Guerra-Doce’nin kapsamlı incelemesi, Avrupa ve Yakın Doğu’daki tarihöncesi yerleşimlerde haşhaş (Papaver somniferum), kenevir ve çeşitli psikoaktif bitkilere ait kalıntıların ritüel bağlamlarda bulunduğunu ortaya koymaktadır.¹ Bu bulgular, bilinç değiştirici maddelerin yalnızca ekonomik ya da sınıfsal organizasyonun bir ürünü değil, erken toplulukların sembolik ve törensel yaşamının parçası olduğunu düşündürmektedir.
Benzer şekilde Patrick E. McGovern ve çalışma arkadaşlarının Çin’in Jiahu yerleşiminde gerçekleştirdiği kimyasal analizler, MÖ 7. binyıla tarihlenen seramik kaplarda fermente içki kalıntıları bulunduğunu göstermiştir.² Bu bulgu, alkol üretiminin devletli toplumların ve kurumsal hiyerarşilerin ortaya çıkışından önceye dayandığını kanıtlamaktadır. Dolayısıyla sarhoşluk ya da bilinç değişimi arayışı, sınıflı toplumun ideolojik aygıtlarından biri olarak ortaya çıkmış bir olgu değil, -ki öyle olsaydı egemen sınıflarda kullanım olmazdı- daha erken dönem kolektif pratiklerin parçasıdır.
Öte yandan Üst Paleolitik mağara resimleri üzerine çalışan David Lewis-Williams, trans deneyimlerinin nöropsikolojik temellerini analiz ederek şamanik bilinç hallerinin avcı-toplayıcı topluluklarda merkezi bir rol oynadığını ileri sürmektedir.³ Bu yaklaşım, bilinç değiştirmenin insan türünün bilişsel ve kültürel evriminde yapısal bir yer tuttuğunu savunur. Ayrıca Edward H. Hagen ve Shannon Tushingham’ın tarihöncesi psikoaktif madde kullanımı üzerine çalışmaları, bu tür maddelerin evrimsel ve adaptif boyutlarına dikkat çekerek, kullanımın yalnızca ekonomik değil sosyal ve ritüel işlevlere de sahip olduğunu belirtmektedir.⁴
Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, bilinç değiştirici maddelerin kullanımının artı-ürün ekonomisi, özel mülkiyet ve devlet formasyonundan önce var olduğu görülmektedir. Bu durum, psikoaktif pratiklerin kökeninin sınıfsal tahakküm ilişkilerinde değil, erken insan topluluklarının kolektif ritüel ve sembolik dünyasında aranması gerektiğini göstermektedir.

Bu veriler, Marksist leninist birey ve oluşumların bir çoğunun bu konuda yanılmış indirgemeciliğe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu indirgemeciliği aştıysak komünist devrimcilerin de alkol ve kenevir kullanmasının, onların geri eğilimlere sahip olduğunu, "yeteri kadar" devrimci olmadığını göstermez. Elbette ayyaş ve işlevsiz beyinler proleteryayı devrime zor taşır. Fakat zaten sınıflı bir toplumda yaşamaya mahkum kalmış ve dünyaya bir defa gelmiş olan devrimciye, boş vaktinde bilinç halini değiştirerek eğlenmeyi çok görmenin faşist bir motivasyon olduğu gayet açıktır.

Dipnotlar
Elisa Guerra-Doce, “Psychoactive Substances in Prehistoric Times: Examining the Archaeological Evidence,” Time and Mind 8, no. 1 (2015): 91–112.
Patrick E. McGovern et al., “Fermented beverages of pre- and proto-historic China,” Proceedings of the National Academy of Sciences 101, no. 51 (2004): 17593–17598.
David Lewis-Williams, The Mind in the Cave: Consciousness and the Origins of Art (London: Thames & Hudson, 2002).
Edward H. Hagen and Shannon Tushingham, “The Prehistory of Psychoactive Drug Use,” in Ancient Psychoactive Substances, ed. Scott M. Fitzpatrick (Gainesville: University Press of Florida, 2018).

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

piç olmanın diyalektiği

kenevirin neden yasallaşması gerekiyor - bilimsel ve kamusal perspektif

ya bi sg benide mi öldürsünler